tedaviler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tedaviler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Ağustos 2015 Çarşamba

topuk dikeni hasatalığı

Topuk ağrısı ayak cerrahisinde rastlanan en sık rahatsızlıklardan birisidir.Eski ortopedistlerin bu problemi olan hastalarda röntgenlerde topuk kemiğinde bir çıkıntı oluştuğunu görüp bu hastalığa topuk dikeni adını vermişlerdir. Ancak bugün biliyoruz ki bu çıkıntı sadece hastalığın bir sonucu olup ağrı da bir önemi yoktur.yine bugün biliyoruz ki bu hastalık tamamı ile ayağın altında ki bir kasın çalışması ile ilgili problemlerden gelişmektedir.
Ayak tabanın yapısında mevcut olan plantar fasia adı verilen bir kas yürüme esnasında ciddi bir yaylanma göstermek zorundadır. Bu kasın yaylanmasi sayesinde yükun yere verilmesi sağlanır. Bu kas çeşitli sebeplerden dolayı kısalması ve topugun yapıştığı yeri çekmeye başlar .bu bölgede bir kanama oluşmasına ve ağrıya yol açar. Zamanla yapıştığı yerde kalınlaşma oluşur. Buda röntgenlerde görülen diken olarak adlandırılan görüntüye yol açar.
Topuk ağrısı düz tabanlarda, yüksek kavisli ayaklarda,Kilo problemi olanlarda, topuklu ayakkabı yada bapet tarzı düz ayakkabı kullananlarda,diabetiklerde,çeşitli romatizmal hastalıklarda, bir grup ilacin (cipro ) yan etkisi olarak kasın kısalması ile ortaya çıkabilmektedir.
Hastalarda çok tipik olarak sabah yataktan kalkma sonrasi ilk birkac adimda agri,gün içinde bir yerde uzun süre oturup ilk kalkmada oluşan ağrı ve gün sonu ağrıları çok tipik ve tanı koydurucudur.hastalarda ayırıcı tanıda muayenesi sonrasında gerekirse hekiminin tarafından röntgen, Mri yada EMG tetkikleri istenebilir.
Hastalarda tedavide aşamalı bir tedavi planı vardır. Hastalarda öncelikle plantar fasia olarak adlandırılan kasın uzatilmasi için egzersizler başlanır. Ayrıca hastaların çok büyük bölümünde eşlik eden bir basma kusuru olduğu için hastalarda kişiye özel tabanlık kullanimi da başlanır. Ağızdan kullanılan antienflamatuar ve yüzeyel antienflamatuar lardan destek alınır. Günde 3-4 ke buz uygulaması önerilir. 6 haftanın sonunda hastaların yüzde 85 ı rahatlamış olacaktır.
Bu tedaviden fayda görmeyen hastalarda ikinci aşamada kas egzersizler den fayda görmeyen hastalarda fizik tedavi programlarina ve gece ateli olarak adlandırılan ayağın gece belli bir pozisyonda durmasını sağlayan bir cihaz kulanilmaya başlanır. Hastaların yarısında bu tedavi başarı sağlar.
Üçüncü aşamada hastalarda yapılan enjeksiyonlar devreye girer.hastalarda doktorun tercihine kortizon yada prp enjeksionlari denenebilir.
Bu aşamalardan fayda görmeyen hastalarda kasın kısalması ile beraber çok yakınından geçmekte olan sinirin de sıkıştığı düşünülerek cerrahi tedavi planlanır. Hastalarda yapılan ameliyat ile hem sinirin hemde kısalması olan kasın gevsetilmesi sağlanır.
Cerrahi uygulanmış hastaların 15 gün istirahati ve 6 hafta ameliyat sonrası ayakkabısı kullanimi gerekli olup toplam iyileşme süresi 3 aydır.

13 Ağustos 2015 Perşembe

şişkinliği ve kabızlığı azaltacak yöntemler

Sindirim sistemimiz gün içinde ağzımıza attığımız her yiyeceği sindirmek için çalışır. Vücudun bu sindirim sonucu oluşturduğu atıkların boşaltımında oluşan bir sorun olduğunda tüm vücut etkileniyor ve haftada 3 kereden daha az tuvalete çıkma, gaz, karın krampları şeklinde uzun süreli sıkıntılar olarakda tanımlanır.
Şişkinliğin ve Kabızlığın Nedenleri:
Hareketsizlik
Metabolizmanın yavaşlaması
Tiroit bezinin çalışma problemleri
Endişe, stres, duygusal sorunlar
Beslenme alışkanlıkları
Lif yani posa tüketiminin beslenmede yetersiz olması kabızlığın başlıca nedenidir. Lif içeriği yüksek meyve, sebze, tam tahıllılar, kurubaklagillere beslenmenizde mutlaka gün içinde yer vermelisiniz.
Günlük su tüketiminizin yetersiz olması bağırsak hareketleriniz yavaşlatır. Günde en az 2 litre su içmelisiniz. Çay, kahve, kola gibi içeceklerin su yerine geçmeyeceğini unutmayın.
Aşağıdaki besinler sindirim sistemimizi düzenlemeye yardımcı olacaktır.
Kırmızı biber ve baharatlı yiyecekler: Baharatlar bağırsak hareketlerini arttırarak kabızlığı önler.
Yoğurt: İçerdiği doğal maya olan probiyotikler bağırsak duvarındaki bakteri dengesini sağlar.
Armut, mandalina, portakal: Bu meyvelerin Suyunu değil tamamının tüketilmesi ile içeriğindeki lif bağırsakların yumuşamasına yardımcı olur.
Keten tohumu ve kurubaklagiller: Posa içeriği yüksek besinlere beslenmenizde yer veriniz.
Sabahları aç karnına içeceğiniz 1 bardak su ve 1 adet kuru erik ve ya kayısı da bağırsak hareketlerinizi düzenlemeye yardımcı olur.
Çaylar: Rahatlatıcı etki gösterecek çayları içebilirsiniz.
Rezene çayı: Mide sindirimini düzenleyerek sindirimin tamamlanmasında rahatlatıcı etki gösterir.
Zencefil çayı: Taze zencefili kaynatarak hazırlayacağınız çaya biraz limon ve bal ekleyerek rahatlatıcı bir çay hazırlayabilirsiniz.
Uzun süredir şişkinliğiniz ve kabızlığınız varsa  sebebi tükettiğiniz besinler olabilir. Aşağıdaki besinleri tüketmekten kaçının:
Brokoli, karnabahar, lahana, turp,
Haşlanmadan ve kabuğu ayrılmamış kuru baklagiller,
Konserve yiyecekleri
Kahve, gazlı içecekler (Maden sodası dahil)
Bira gibi hem mayalı hem alkollü içkiler.